Telefon Dinleme

Hedef telefona yüklenen Casus Yazılımın Özellikleri arasında bulunan Telefon dinleme özelliği ile Eşinizi,Çocuğunuzu veya İşyerinizdeki çalışanları 7/24 dinleyebilirsiniz.Telefon Dinleme Programı Full Edition 2013 Versiyonu İle Amerika SSC Lisansıyla satılmaktadır!!Program Full otomatik çalışmatadır.Yapılan bütün telefon görüşmlerini anlık dinyebilceğiniz aynı zamanda programı otomatik konuşmları kayıt altına almaktadır.

Kredi Kartı 12 Ay T...

Mesaj Takip

Sms Takip Yazılımı Lisanslı Bir Yazılımdır, Sms Takip Yazılımını Yüklemeniz İçin, Yüklenecek Telefonun Seri Numarası Yani İmei Numarası Gereklidir.Mesaj takip yazılımı ile Gelen ve Giden tüm mesajları otomatik olarak kayıt altına alabilir ve anlık olarak bütün mesajlardan bilgiliniz olur.

Yer Tespit

Casus telefon yazılımın bir diğer özelliği olan Yer Tespit paketi ile hedef kişinin anlık olarak yer bilgilerini öğrebilirsiniz.Google Maps üzerinden koordinat ve Mahalle,Cadde ve Sokak bilgileri olarak gönderilmektedir.Takip edilen casus telefonun bulunduğu bölgeyi size çok az yanılma payı ile nokta yer tespiti yaparak bulunduğu bölgeyi takip panelinizden görebilirsiniz.

Dinleme Cihazı

Dinleme cihazı ürünleri toptan ve perakende satışları yapan Maxi yazılım gsm tabanlı dinleme cihazları veya telefon dinleme programları türkiye distribütörü olarak hizmet vermektedir.Satışta bulunan bütün ürünlerimiz %100 garantili ve eğitim desteği vardır.Dinleme CihazlarımızınHepsi ulusan kanallarda(Kanal D,Show Tv) Firma Genel Müdürlerimiz ile beraber denenmiştir!!

Balyoz kararını bu bilgiler olmadan anlayamazsınız :

" Yepyeni " TSK'nın kaderi seneler öncelik olarak çizildi. Bu Sabah de yanlızca Balyoz davasında yargılanan 361 askerin değil, aslına bakarsanız topyekûn Türk askerinin akibeti belli olacak.

Hiçbir savaşta yenemedikleri Türk Ordusu'nu, haklar savaşıyla alt edip etmediklerini göreceğiz.

Silivri'de yitirilen haklar -adalet, Ankara'da Çok Yüksek Yargı'da, Yargıtay'da bulunacak mı, onu anlayacağız.

Önce kararı verecek kalan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'yle ilgilenen bir takım mühim bilgiler:

-Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırılarla ilgilenen kararı bozup, bu davaların Ergenekon'la birleştirilmesi verdiği kararı bu Ev aldı. 

-Hizbullahçıların özgür kalmasını sağlayan karar bu Daireden çıktı.

-Teröristbaşına "Sayın Öcalan" denmesinin, "ifade özgürlüğü" olduğunu bu ev kararlaştırdı.

-2009'da ek olarak ortada Balyoz davası yokken, vatandaşlar Silivri'de çırpınırken, birileri Ergenekon'un temyizinin 8'inci mi, 9'uncu dairede görüleceği tartışmalarına çoktan başlamıştı. 9. Ceza Dairesi'nin iş yükü çok ağırdı, bu sebeple 8'inci dairenin bakması gündemdeydi. Tam o sırada yandaş medyaya dönemin 8. Ceza Dairesi Başkanı Hamdi Yaver Aktan'ın oğlunun sünnet düğününe Ergenekon sanığı Profesyonel . Yalçın Ufak ve bir takım Ergenekon avukatlarının katıldığı haberleri düştü. Bir anlamda davaların 9'uncu daireye gidişinin yolları döşendi.

-9. Ceza Dairesinin işi o civarında çoktu ki, trafik kazası davalarını başka daireye devretti. Ama nedense telefon dinlemeye ilişkin suçlar buna benzeyen ek olarak gösterişli davaları aldı.

-Balyoz'un temyizine bakan 5 hakimin 4'ü de 24 Şubat 2011'de Yargıtay üyesi oldu. 16 Mart 2003'te Yargıtay üyesi kalan Ekrem Ertuğrul ise 24 Ekim 2011'de Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı seçildi.

-Balyoz avukatları  " müdafaa haklarının kısıtlandığı" gerekçesiyle davayı "boykot" etti. Avukat olmadan yargılama yapılamayacağı, karar açıklanamayacağı tartışmaları başlismi. Tam da o günlerde Yargıtay 9. Ceza Dairesi başka bir davada avukatsız yargılama verdiği kararı onayarak,  " müdafaa hakkı kısıtlanmamıştır" şeklinde emsal karar aldı.

-Ergenekon ve Balyoz davalarında sanık ve avukatların en mühim iddiası, "dijital bilgilerin tek başına delil sayılamayacağı" idi. Ne tesadüf tekrardan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, o günlerde başka bir davada dijital bilgileri delil onay eden bir kararı onismi. Bu onama yandaş medyada, "Balyoz sanıklarının dijital bilgilerin delil olamayacağına ilişkili olarak itirazını da çökertmiş oldu. Karar, benzeyen durumdaki davalar amaçlı emsal olacak" yorumlarıyla sevinçle karşılandı.

Son bir not: Terörle Uğraş Kurulu toplantılarına Yargıtay yerine hep 9. Ceza Dairesi Başkanı Ekrem Ertuğrul'un katıldığı söyleniyor. Şayet doğruysa, bu da Başkanımız'ın iktidarla çok yakın teşrik-i mesaide yer aldığı , bu davalara benzer anlayışla yaklaştığı şeklinde yorumlanabilir.

GÜLEN DAVASI 3 YIL... BALYOZ 1 YIL

Balyoz davasında ceza 21 Eylül 2012'de belirlendi . Tam 1 yıl bir sonra bu sabah de Yargıtay aşaması sonuçlanmış olacak.

Geçmişte tek şahsiyet "örgüt" davası kalan Fetullah Gülen dosyasına da Yargıtay 9. Ceza Dairesi bakmıştı. Gülen dosyasının bekletme ve inceleme süresinin tam 3 yılı bulduğu dikkate alınırsa, yüzlerce şahsın yargılandığı Balyoz'daki hıza şaşmamak olası değil.

Hafızam yanıltmıyorsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Gülen dosyasını incelemesi 1 yıl sürdü. Binlerce sayfalık Balyoz'da ise yanlızca 2-3 ay.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu çabuk incelemenin akabinde 67 sanık amaçlı beraat, diğerlerine onama istedi. Temyiz'deki savunmalarda, Savcılığın beraat aradığı sanıklarla hali bire bir benzer kalan birden fazla sanığın yer aldığı ortaya çıktı. Haliyle de,  " Mahkeme bu isimleri neye yönelik belirledi?" soruları soruldu. Temyiz davası başlamadan Yargıtay Başkanı ile Genelkurmay Başkanı Özel'in görüşmesi dikkat çeksabah, Mahkeme tebliğnamesinde beraati istenen isimlerden bazılarının Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in Harp Okulu'ndaki öğrencileri olduğuna işaret edildi. 

Tam o günlerde öncelik olarak Milliyet, akabinde Vatan'a Özel'e yakın kaynaklarca, itiraf buna benzeyen şu bilgilendirmeler yapıldı:

"28 Şubat davasında gerçekleşen 38 tahliye ile Balyoz davasında ve temyiz aşamasında talimat -komuta altındaki, görece düşük rütbeli sanıklar lehine verilen kararlarda, Genelkurmay bilgi, belge ve görüşleriyle hukuki ve yasal dayanak sağlismi..."

"Komuta kademesi, yargılanan TSK mensuplarından  ( bilhassa de general seviyesinin altındaki rütbelerde yer alan personelin) büyük bölümünün yanlızca verilen emirler icabı yaptıkları çalışmalar nedeniyle (Ergenekon'un yanı sıra bilhassa Balyoz ve 28 Şubat davalarında) ceza giydikleri görüşünde ve bu konudaki rahatsızlığını yasal platformlarda muhataplarına iletti, iletiyor. Yani Genelkurmay Başkanı; davalarda 'sap ile samanın ayrılmasını', 'kuruların yakınında yaşların da yanmamasını' istiyor."                  

TEMYİZDEN NOTLAR

Yargıtay'daki temyiz duruşmasından bir takım detaylar da aktarayım:

Mahkeme Başkanı Ekrem Ertuğrul, Silivri'ye dair en büyük rahatsızlıkların en başında gelen  " müdafaa hakkının kısıtlanması" konusunda adeta özel bir gayret sarfetti. Her fırsatta,  " müdafaa hakkının kısıtlanmadığını, kısıtlanmayacağını, sınırsız müdafaa hakkı olduğunu" vurgulismi. Ne var ki ustaca müdahelelerle, 361 sanığın 96 avukatının savunmalarını 17 günde tamamlamasını sağlismi. Son haftaya girilirken davanın, bariz bir biçimde hızlandırıldığı da hissedildi.

İlginçtir, ilk defa Yargıtay'da savunmalar sesli ve görüntülü kaydedildi. Mümkün ki, ne civarında adil bir yargılama yapıldığını ve müdafaa hakkının kısıtlanmadığını göstermek amaçlı . Nitekim ek olarak duruşmalar sürerken Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şunu söyledi:

"Yargıtay, bütün sanıkların, savunmalarını saatler boyu dinliyor, müdafaa hakkına çok dikkat ediyor. Inşallah oradan tam adil bir kararı beklemek bizim hakkımız."

Balyoz davası baştan aşağı "dijital delillere" dayanıyor. Haliyle bütün avukatlar savunmalarında, hem bu delillerin sahteliğini, benzer zamanda tek başına delil onay edilemeyeceğini açıkladı . Başkanımız Ertuğrul'un birkaç kez, "Tamam dijital delilleri anladık... Yeniden yeniden anlatmaya gerek yok. Hukuki açıdan söyleyecekleriniz varsa, onları söyleyin" demesi de önemliydi. 

Tam 17 gün boyunca Avukatlar komplolarla ilgilenen benzersiz birşeyler açıkladı . Hiçbirine tek bir soru sorulmismi. Duruşmanının 2 ya da üçüncü bugünü Başkanımız Ertuğrul'un, "Sanıklar, İstanbul 1. Ordu'daki plan seminerine ait ses kaydını onay etmişlerdi, değil mi?"  şeklindeki tek sorusu hariç!..     

Silivri'de Balyoz kararı açıklandığında AK PARTI Sözcüsü Hüseyin Çelik'in yaptığı şu değerlendirmeyi de unutmayalım:

"Türkiye ilk defa darbelerle hesaplaşıyor. Şuanda 324 aile acı çekiyor değil mi? Ama bu Balyoz eğer gerçekleşseydi, belki 324 bin aile acı çekecekti. 'Balyoz yoktu, biz oyun oynuyorduk' diyorlar, kim kimi kandırıyor."

Sonuç: Adalet nerede? Yargıtay'da mı, Kaf Dağı'nın ardında mı, bu sabah göreceğiz.

Herşey olabilmektedir . Ama şu kesinlikle ki, ne karar çıkarsa çıksın, yanlızca TSK değil, Türkiye'de de bundan bir sonra hiçbir şey eskisi buna benzeyen olmayacaktır!..

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer'e kucak dolusu sevgiler.. .

 
Telefon Dinleme,Telefon Dinleme Cihazı,Casus Telefon
Bütün hakları Maxi Yazılım tarafından saklıdır-Ortam Dinleme Cihazları Satış Sitesi- Reklam Linki:-telefon dinleme - monitor minor - telefon takip
 

Amerika'da telefon dinleme skandalı haberi !

AMERIKA'de öncesinde kocaman bir skandala ne sebeple olan telefon dinleme olayı bir kez daha yaşandı ve Amerika tekrardan yerinden oynadı . Gelen bilgilere gereğince Adının açıklanmasını istemeyen bir önemli mezun yetkili , bu uygulamanın Amerika'yı pkk tehdidine karşıt korumada önemli öneme sahip olduğunu ifade etti.Mezun,telefon görüşmelerinin izlemeye alınması yardımıyla , terörle uğraş yetkililerinin kayıtlı ve şüpheli teröristleri bulabildiğini , pkk faaliyetlerine bulaşmış şahıslarla temasa geçebildiğini bildirdi.
İngiliz Guardian gazetes,Nisan ayında Milli Emniyet Dairesi'ne telefon kayıtlarını cem yetkisi veren gizli bir yargıevi kararı çıkarıldığını bildirmişti.Yargıevi kararı,Amerikalı Verizon telefon şirketinin bir hemen yan kuruluşunun elindeki bütün milli ve uluslararası telefon arama kayıtlarını her zaman yetkililere doğrulama etmesini öngörüyor . Fakat kararda , telefon görüşmelerinin içerikleri istenmiyor. Verizon yetkilileri,haberle ilgilenen bir detaylı bilgi yapmadı .
Amerikan kişi hakları ve bütün politikaları örgütleri , yasaların istihbarat kurumlarına halkı takip yetkisi vermesine şiddetle karşıt çıkıyor. Amerikan basınına gereğince sözkonusu yargıevi kararı da Vatanperverlik Yasası adıyla bilinen kesinleşmemiş yasanın 215'inci maddesine dayanıyor . Vatanperverlik Yasası , 11 Eylül 2001 pkk saldırılarının sonrasında yürürlüğe girmiş , pkk zanlılarını takibe alma konusunda polisin yetkilerini arttırmıştı . Başkanımız Barack Obama da 2009'a göreve başladıktan bir sonra bu yasanın bir takım maddelerin geçerlilik sürelerini 4 sene daha uzatmıştı . Uzatılan maddeler aralarında yetkililere , elektronik iletişimleri takip , ticari kayıtları yargıevi emriyle tetkik ve bir başına saldırı aranjman olasılığı kuvvetli ecnebi ülke vatandaşlarını takibe alma yetkisi de bulunuyor .

Obama'ya Telefon Dinleme Davası

Amerika Birleşik Devletlerinde Telefon görüşmlerinin dinlenmesi ile başlayan skandal sonucu Abd Başkanı Barack Obama'ya karşı dava açıldı. üst düzel personel ve FBI Yönetimde bir kadro ile dünyanın üst düzey bir çok yöntecisinin telefonun görüşmelerinin dinlendiği ortaya çıktığından beri skandal devam ediyordu.ABD yetkillerinin yapmış oldukları açıklamalarda telefon dinleme ile bir çok terör olayının olmadan önüne geçildiği ifade edilerek bu uygulama savunuldu.ABD meclisinde görev yapan Cumhuriyetçi Milletvekili Rand Paul'un "Anaya ve Kanunlara aykırı telefon dinleme görevi" konu dava açtığını açıklandı.Fox News'e Davanın neden açıldığını ve konusu ile ilgili açıklama yapan  Milletvekili artık telefon dinleme skandalını Yüksek Mahkeme ilgileneceğini ve ülkenin en büyük haberleşme devi olan Verizon'dan kayıtlı olan bütün konuşmaları toplandığını vurguladı.Oba yöntemi ve iktidar parti telefon dinlemelerinin devletin gerektiğinde yapabilceğini ve terör olaylarını engellediğini savundu.Ugur Yilmaz